21 Kasım 2013 Perşembe

Bizim Uyku Düzenimiz

Uyku meselesi; gecesi ayrı gündüzü ayrı bence bir bebekte en çok emek isteyen süreç. İlk bir ay bebeklerin tam bir düzeni zaten olmuyor. Bu dönemde gece-gündüz ayrımını anlamaları için yine de bir şeyler yapmak gerekiyor.

Gündüzleri ilk başlarda bebeği kucağımda pış pışlayarak uyutabiliyordum. Bir ay dolunca kucak uykusuna iyice alışmasın diye bir şeyler yapmaya başlamam gerekiyordu. Tracy Hogg'un kitabını okumuştum. Bir arkadaşım da onun şişş-pat yöntemiyle bebeğini sallamadan kucaklamadan uyutmayı başardığını söylemişti. 


Tracy Hogg der ki; bir bebeğin gece ile gündüzü ayırd edebilmesi için, ne kadar küçük olursa olsun, gündüz bir defada 5 saatten fazla uyumaması gerekir. Ben ne yaptım peki? Beslenmesini de göz önünde bulundurarak gündüzleri en fazla 3 saatte bir emzirdim. Eğer o sırada uyuyorsa yatağından kaldırdım ve yanağını çenesini vs elleyerek uyandırıp emmesini sağladım. Emerek uyumaya alışmasın diye de emzirdikten sonra bezini değiştirdim. Sıra rutinin uyuma kısmına gelince de omzumda bebeğin sırtına pıt-pıt vurup bir yandan da şişş-şişş diyerek sakinleştirdim. Sonra yatağına yatırdım ve bir yandan da şişş-şişş demeye devam ettim. Uyuyana kadar bazen yarım saat kırk beş dakika uğraştığımı bilirim. 

İlk zamanlar annelik gerçekten çok yorucu oluyor. Tüm uykulu halime rağmen bebeği uyutmaları için annanesine, babanesine filan vermedim. Çünkü uyku alışkanlığı kazanması için aksatmadan aynı yöntemi uygulamak çok önemli. Yoksa bebeğin ayakta, kucakta, beşikte vs sallanarak uyumaya alışması an meselesi. Bebeğin sallanması ise beyin sarsıntısına kadar gidebilecek risklere açık. Üstelik çocuk uyumayı öğrenemiyor onun yerine sersemlediği için uykuya dalıyor.

Geceleri ise her akşam aynı saatte aynı şeyleri yaparak bebeğimizi yatırdık. Bu işte eşim bana gerçekten çok yardımcı oldu. İkimiz hep aynı programı izledik. Uyku saati gelince (bizim için 8-9 arası) ben oğlanın bezini değiştirip pijamasını giydirirken Emre de odanın ışığını ayarladı, uyku tulumunu, emziğini hazır etti. En son emzirip yatırdık. Sonra başlasın şişş-şişşş senfonisi. 

Bu şişş-şişş, ee-eee gibi sesler, dandini dastanalı ninniler her biri bir çeşit "white noise" yani parazit ses. Hatta bazı kişilerin elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi vb araçlarla bebeklerini uyuttuklarını duymuşsunuzdur. Ben blogger bir annenin bebeği uyutmak için kullandıkları çamaşır kurutma makinesinin sonunda bozulduğunu yazdığını hatırlıyorum. Bu tip sesler bebeğin anne karnında duyduğu rahim içi sesine benzediği için bebekleri sakinleştiriyor. Şişş-şişş demekten yorulan Emre ne yaptı dersiniz? Önce Youtube'tan white noise kayıtları buldu. Bir süre bunları kullandık. Oğlan uyuyana kadar yarım saat kırk dakika bunu açtık. Baktık işe yarıyor. Appstore'dan çeşitli uygulamalar indirdik. O zamandan beri de yatırırken bir süre, bizim tabirimizle, hışırtı açıyoruz. 



Akşamları düzenimizde bir aksama yok çok şükür ama gündüz uykuya dalma süreci çok gel-gitli. Dört aylık olana kadar yatağına yatırıp uyuttum ama üç aydan sonra uykuya dalma süresi uzamaya başladı. Etrafına olan ilgisi arttıkça uyumak istememeye başladı. Dört aylık olduğunda bir gün bir arkadaşımın evindeyken omzumda uyuttum. Sonra uzun bir süre gündüzleri uykuya böyle dalabildi. Bir ara yatağına yatırıp uyutmayı başardım. Sonra yine omuza döndük. Hareketi artınca bu da olmadı en baştaki kucakta hafif pışpışlanmaya başladık. Geçtiğimiz on günde kucakta yatmayı reddedip beni ittirmeye başladı ben de yatırıp uyuttum. Hah tamam oldu yeniden başardım demiştim ki bakıcısı aynı şekilde uyutmayı başaramadı. Ne yapalım gündüz kısmı bir ileri iki geri gidecek sanırım.

Kısaca yazayım derken bile ne kadar uzun sürdü ki uyku düzeni süreci gerçekten yorucu. En başta dediğim gibi bence bir bebekte en çok emek isteyen süreç. Üstelik yapmaya çalıştığınız şey büyük anneler tarafından yadırganıp, eleştirilecek. Vaz geçmek çok kolay ama vaz geçmezseniz elde ettiğiniz şey çok kıymetli.