14 Ekim 2013 Pazartesi

Güneşli Bir Sonbahar Haftası

Soğuk başlayan ekim ayının geçtiğimiz haftası tam yazdan kalmaydı. Ay başında kış kendini hissettirince Rüzgar'a da bir mont alma zamanı geldi. Biz de haftaya oğlumla Espark'ta alış verişle başladık. Bayram yaklaştığından tüm mağazalarda bir karışıklık vardı. Gezip beğendiklerimizi aklımıza yazdıktan sonra D&R'de babamızın işten çıkıp bize katılmasını bekledik. Tabi ki bizim aileden bir kitapçıya girip boş çıkan olmaz. Rüzgar da uyuyunca kitabın yarısını oturduğum yerde okudum. Babası da gelince oğlumuza kışlık montunu aldık.


Salı günü bir planımız yoktu ama Rüzgar'ı doktora götürmemiz gerekti. Hastane çıkışı babamız bizi çarşıda bıraktı. Hava çok güzeldi. Biz de tramvay durağına kadar su boyundan yürüdük. Adalar yine cıvıl cıvıl ve hareketliydi.


Çarşamba tabi ki bizim pazar günümüz olduğundan giyinip hazırlanıp pazarımıza gittik. Artık havalara güven olmadığından bebek arabasının yağmurluğunu ve battaniyesini her çıkışta alıyoruz. Kış sebzelerini (karnabahar, pırasa, kereviz...) toplayıp geldik.


Perşembe günü oğlum Atatürk Bulvarı'nda arkadaşıyla buluştu. Sevgili Hande ve Sertan'ın oğlu Kerem Rüzgar'ın yakın arkadaşı. Bir ara oturduğumuz yerde sadece biz kalmıştık, iki bebek üç kadın bütün dükkanı dağıttık. Sonra da caddede güzel bir yürüyüş yaptık. 



Cuma gününü evimizde geçirince Cumartesi sabahtan ailecek kendimizi dışarı attık. Bizim için bir Cumartesi klasiği haline gelen Memphis Cafe'de güzel bir kahvaltı yaptık. Rüzgar sayesinde tüm çalışanların ekstra ilgi ve alakasını kazanıyoruz.


Haftanın son gününü kendi mahallemizde, parkımızda geçirdik. Bir çok kişi için tatil cumadan başladığından parka rağbet azdı. Yine de basket oynayan baba&oğul, oyun oynayan bir dede&torun parkta vakit geçiriyordu.


Bir süre sonra sıcak güneş ve çimenlerin cazibesine kapılıp kendimi banktan yere attım. Bir yandan kitabımı okudum bir yandan güneşte ısındım. 



Bu güzel havalar yavaş yavaş bizi terk edecek, her anın tadını çıkarmak lazım.