20 Ağustos 2013 Salı

Gezmek Bahane Çocuk Şahane

Oğlumuz Rüzgar 7 Mart 2013'te dünyaya geldi. Mümkün olduğunca bebeğimle fazla vakit geçirebilmek için rapor, birikmiş yıllık izin, ücretsiz izin hepsini peş peşe ekledim. Yeniden işe dönene kadar yani oğlum on aylık olana kadar bebeğimle evdeyim. Hamilelik, doğum, lohusalık, ilk aşı vs derken hayatımın en tatlı macerasına ait bir blog oluşturmayı başardığımda oğlum beş buçuk aylık olmuştu bile.


İnternette o kadar çok annelik sitesi, forumu, bloğu var ki... Yeşil, hassas, başka, soran, alternatif, çok bilen, gezgin... saymakla bitmez. Anlaşılıyor ki zamane anneleri anıları birer defterde kalsın istemiyorlar. Hem çocuklarına bir hatıra bırakmak hem de kendi gibi anne olma yolunda yürümeye çalışanlarla tecrübelerini, dertlerini paylaşmak için yazıyorlar. Yazmak benim için de çok önemli bir eylem. Ben de bir zamane annesi olarak oğlumla yaşadığım tecrübeleri yazarak saklamak istedim. Benimki bir sosyal sorumluluk projesi gibi büyük kitlelere ulaşma hedefiyle değil sadece günlük hayattan kesitlerimizi sonra daha iyi hatırlamak ve oğluma bir hediye bırakmak için kurulmuş bir sayfa.

Oğlum iki aylık olana kadar annem ve babamı bir şekilde yanımda tutmayı başardım. Ee herkesin bir evi ve düzeni var değil mi. Minik bebeğimle baş başa kalınca ilk başta ne yapacağımı pek bilemedim. Sürekli sadece evde durulmaz. En azından bir bakkala, markete gitmek gerekiyor. Akşam olsun da kocam alış veriş yapıp gelsin diye beklemek olmuyor. Bir hafta sonra oğlanı kaptım önce yakındaki parka gittim. Baktım oluyor, kucağıma alıp manava, kasaba, bakkala gitmeye başladım. Aman canım marifet mi anlatıyorsun diyeceksiniz belki ama apartmanımızın asansörü yok. Dışarı çıkana kadar önce bir kat bebek arabasını indirip hazırlamak gerekiyor. Oğlanı bırakacak kimse de yok. İki saatte bir de meme emmek istiyor. Hal böyle iken bebekle dışarı çıkıp bir şeyler yapmak bir organizasyon, bir mühendislik problemine dönüşüyor.

Bir gün gözümü karartıp çarşıya kadar gitmeye karar verdim. Gittim de... Emzirme, uyutma, kendim için atıştırma ihtiyaçlarını da düşününce mecburen avmye gittik. O günden sonra her gün en azından mahallemizdeki parkımıza gittik. Haftada bir pazarımıza gidip taze sebzeler aldık. Bebek her gün temiz hava aldı. Parkta bir sürü çocukla tanıştık. Ben de yıllardır yaşadığım şehrin tadını çıkarma fırsatı buldum.